Urla Enginar Festivali

Enginarın kalbi Urla’da…28-30 Nisan 2017 tarihinde Enginar Festivali düzenlendi.
 
Festivalin daha üçüncü yılı, yani daha genç bir organizasyon. Buna rağmen çok canlı, hareketli, bol etkinlikli, çok sayıda ziyaretçinin katıldığı dolu dolu başarılı bir organizasyon oldu. İlk kez katılıp, çok beğendiğim festivali paylaşmak istedim.-
Festivali önce video ile dolaşmak ister misiniz?
 
 
Festival etkinlikleri belirli meydanlarda toplanmıştı. Urla Merkezi’nde yer alan Cumhuriyet Meydanı’ndan dolaşmaya başladık. Çok geniş bir alanda tezgahlar açılmıştı. Rengarenk bahar çiçekleri yer alan tezgahın yanından meydana girdik.
 
 
Bir bölüm taze enginar üreticilerine ayrılmış.
 
 
Satıcı bir yandan enginarlarını temizliyordu. İsterseniz yeşil enginarlarını alıp  kendiniz temizleyebilirsiniz. Ancak enginar temizlemek ayrı bir uzmanlık alanı. İçindeki tüylerin özenle ve çanağına zarar vermeden alınması gerekiyor. İzmir’de pazardan isterseniz tamamen yapraklarından ayıklanmış çanağını alabilirsiniz, yeşil yapraklı olarak almak isterseniz da dış yapraklarının bir bölümü ve tüyleri temizlenmiş olarak alıp, yapraklı zeytinyağlısını veya dolmasını pişirebilirsiniz.
 
Temizlenmiş, hatta şişelenmiş enginarlar da sizi bekliyor.
Taze enginarlara gözümüz doyduktan sonra Urla’lı kadınların elleri ile yaptıkları özel enginar yemekleri, pastaları, salataları, tatlıları bölümüne geçtik. İlk olarak enginarlı hamur işleriyle tanıştık. Tezgah sahibi kadın güler yüzü ile kendi yaptığı enginarlı kek, enginarlı börek, enginarlı poğaçaları anlattı.
 
 
Diğer tezgahları da tek tek inceledik. İzmirli olarak zeytinyağlı baklalı enginar ve enginar dolması alıştığımız tatlardı.  Ama tezgahtaki ürünlerde çok değişik tarifler kullanılmış belli.

 

Enginar düşkünü olarak bu kadar   farklı lezzetlerden mümkün olduğunca çok çeşit tatmaya çabaladık merak etmeyin. 

Festivalde çok zengin bir etkinlik programı hazırlanmış. Cumhuriyet Meydanı’nda usta şefler enginarlı değişik yemekler hazırlayarak hünerlerini sergiliyorlardı. Ayrıca sadece Türk şefler değil, birçok yabancı ülkeden şefler de deneyimlerini paylaşıyorlardı. Ayrıca Urla Bölgesi’nde yaygın olan diğer mutfak lezzetleri de (Boşnak,  Arnavut, Yörük, Tatar, Roman, Bulgar…) Festival kapsamında yer alıyordu.
 
 
Meydanın diğer bir köşesinde üretici kadınlar el emeklerini sergiliyorlardı.
 
 
Cumhuriyet Meydanı’ndan diğer bir etkinlik alanı Malgaca Pazarı’na ilerledik. Tarihi pazarın her köşesi insan kaynıyordu.
 

Meydanda yer alan kafelerde kahvenizi içerken veya yerel sevimli restoranlarda enginarlı menüleri tadarken, bir yandan da orkestranın çaldığı müziği keyifle dinliyorsunuz.

 
Malgaca Meydanı’ndan Sanat Sokağı’na gitmek üzere ayrılırken çıktığımız sokağın bir yanında Han Otel’i gördük. Bu otelden söz etmeden geçemeyeceğim. Han Otel Urla Merkezde yer alan tek otel. Taş bina 165 yıllık, 100 yıl han olarak kullanılmış, sonra sebze haline çevrilmiş. Sahibi Kemal bey binayı harabe halde aldıklarını ve restore ettiklerini belirtti. Aşağıda fotoğraf binanın duvarda asılı olan ilk halini gösteriyor. Oteli gezdik geniş avlusu tarihi dokuyu ifade ediyordu. Asıl üst kattaki salon  Atatürk resimleri ve eski objelerle süslenmişti. Bu tarihi binanın restore edilip, otel olarak kullanıldığını görmek ilgimizi ne kadar çekti ise, Urla Merkezde sadece bir otelin var olduğunu duymak ta o kadar  şaşırttı.
 
 
 
Diğer önemli bir etkinlik alanı Urla Sanat Sokağı’na yürürken geçtiğimiz sokaklarda da özgün el işlerinin yer aldığı tezgahlar vardı. Ayrıca sokaklarda yer alan kafeler de ziyaretçilerle doluydu.
 

Akşam üzeri Sanat Sokağı’na girdik. Sanat Sokağı’nın asıl adı Zafer Sokağı. Sokakta iki üç katlı tarihi Urla evlerinde  çok sayıda sanat atölyeleri, tasarım ürünler, antikalar satan dükkanlar, kafeler yer alıyor. Sokakta geçen yıl uzun bir süre restorasyon çalışmaları yapıldı. Ancak hala çok sayıda bakımsız evler, iskeleler duruyor. Sanki sokak Festivale tam anlamı ile hazırlanamamış. Ayrıca sokağa girer girmez alçaktan asılmış, binaların yarısını kapatan brandaları sokağa yakıştıramadım. Herhalde amaç festival sırasında sokağı güneşten korumak olmalı. Belediyenin uzun dönemde daha estetik başka bir güneşten korunma yöntemi bulabileceğini düşünüyorum.

Sokakta bir tarafta henüz el atılmamış eski evler olduğu gibi, diğer tarafta bakılmış, süslenmiş binalar yer alıyordu. Bu güzel sokağın kendini bulması için biraz daha zamana ve çabaya ihtiyacı var görünüyor. Uzun dönemde ciddi bir çekim merkezi olacağına inanıyorum. Sokak boyunca sıralanmış tezgahlarda, özgün takılar, giysiler, el yapımı ve enginar desenli ürünler yer alıyordu.
 

 

 
Sevimli kafelerde molalar vererek dolaşmaya devam edebilirsiniz.
 

Yine sokakta  yürürken müzisyenlerin hoş melodileri size  eşlik ediyor.

 
Sokakta rastladığım ve beğendiğim  bir kaç özel yerden ayrıca söz etmek istiyorum. Sokağın sonunda bir çiftin standında gördüğüm, daha önce hiç rastlamadığım tasarımlar ve kullanılan malzemeler ilgimi çekti. Tezgahta takıldım kaldım. İzmir’li Yasemin-Erkan Dabakoğlu çifti ağaç kabukları ve dallarından tamamen kendi tasarımları dekoratif objeler yaratıyorlar. Kurumuş palmiye dallarını da kullanarak yapılan abajurlar, mumluklar, tabaklar daha neler neler var tezgahta.
 
 
Sokağın başlarında yürürken bir tezgahta  kitapların üzerinde biblo gibi duran Sarıcan ile karşılaştık. Bir hayvan sever ve kitapsever olarak bu tezgahın başında da durdum. Enginar Hediyelik dükkanı sahibi yerel hayvan koruma gönüllüsü Ender Bey ile tanıştım. Ender Bey ve eşi Aysun Hanım kitap bağışlarını kabul ediyor ve bu kitaplar 5 TL’ye satılıyor. Satıştan elde edilen gelirin tümü sokak hayvanları için kullanılıyormuş. Böyle özel bir sokakta, böyle özgün bir dükkanın varlığı da çok güzel. Kitap bağışlamak veya satın almak isteyen hayvan severlere duyurulur.
 
 
Sokağı boydan boya keyifle yürüdükten sonra, akşam için bir şeyler atıştırma zamanı gelmişti. Tüm gün kalabalık sokaklarda yürümüştük, bu saatte hem festival ortamı içinde hem de daha sakin bir yer bulmalıyız diye düşünürken arkadaşım Radika Kafe’yi önerdi. Hemen Sanat Sokağı’nı kesen bir sokağa daldık, kocaman yemyeşil bir bahçe, bahçe girişinde yağlı boya resimler, seramik çalışmaları ile tam da Sanat Sokağı’na yakışan bir kafe. Yakın zamanda açılan Kafenin sahibi Çoşkun Bey’in servisi ve sohbeti ile güzel bir yemek yedik.
 
 
Daha gece bitmedi. Sanat sokağında dükkanlar kapanmış, tezgahlar toplanmış ve gece eğlencesi başlamıştı. Yemek sonunda hemen sokağa çıktık. Görünen  o ki Sanat Sokağı’nın gündüzü farklı güzel, gecesi farklı güzel. Yakında Alaçatı eğlencelerine alternatif olacak gibi
 

Bu yazıda İzmir’i ve Urla’yı çok iyi tanıyan bir kişi olmama rağmen, Festivali sadece gezgin gözü ile yazmaya çalıştım. Bazı konularda Belediyeyi eleştirir gibi görünüyorum. Ancak Urla Belediyesi’nin bu organizasyonda ne büyük bir sorumluluk aldığını ve başarı ile altından kalktığını görüyorum. Urla Belediye Başkanı Sibel Uyar’ın her an her saatte sokakta halkın arasında, yanında ve denetimde olduğunun farkındayım. Ayrıca hemcinsim olarak pozitif ayrımcılık yapıyorum ve kadınların bu tür organizasyonlarda çok daha başarılı olacağından eminim. Festivalin öncesi, sonrası ve sürecinde ne sıkıntılar yaşandığı  konusunda hiçbir fikrim yok. Ancak gezgin olarak gördüklerim beni çok memnun etti.Urla Belediye’sine organizasyonu ve emekleri için özel teşekkür etmeliyiz diye düşünüyorum. Urla Enginar Festivali’nde ilk kez bulundum. Güzel bir bahar gününde, aydınlık yüzlü kadın, erkek, genç, çocuk birlikte üretip, yaratıp, sunup, paylaşıyordu. Değişik illerden, ilçelerden, yakın çevreden bir milyona yakın ziyaretçi de katılarak  bu Festivale renk kattılar.Yazıyı okuyup Urla  Enginar Festivaline katılıp bu çoşkuyu yaşayamadık diye üzülmeyin. Ağustos ayının ortasında Urla Bağ bozumu Şenliklerine katılabilirsiniz.Urla, Türkiye’nin  yaşanacak en gözde ilçeleri arasında yer aldığından son yıllarda çok göç almaya başladı. Bu göç amacı farklı,  iş bulmaktan çok, güzel, huzurlu, dingin bir ilçeye yerleşmek ve yaşamak çoğunluğun temel motivasyonu gibi geliyor bana. Yerel dokusunu koruyarak, farklı bölgelerden kişilerle birlikte kültürlü, hoşgörülü, uyumlu, sanatla iç içe, rengarenk  bir Urla beklentisi ile…

 

Yorumlarınızı Buraya Yazabilirsiniz