Kiev Gezi Rehberi

Ukrayna’nın başkenti ve en büyük şehri, Dinyeper nehri kıyısına kurulmuş sakin huzurlu bir şehir.

Mart ayında Kiev’e giderken çok soğuk bir hava ile karşılaşacağımı düşünüyordum, sanıyorum küresel ısınma nedeniyle ılıman bir havada Kiev’i dolaştık.

Yollar çok geniş, halk için çok büyük meydanlar, geniş park alanları yapılmış. Şehirde birçok cadde birbirine alt geçitlerle bağlanıyor. Geniş metro ağıyla her yere ulaşım kolay ve ucuz. Şehrin genel ulaşım ağından her gün binlerce kişi yararlanıyor. Türk lirası ile  40 kuruşa jeton alıp istediğiniz noktaya ulaşabilirsiniz. Taksi fiyatları da Türkiye’ye  göre  ucuz.  Ülkenin yerel para birimi Grivnadır. 1 TL = 7-8 Grivna değerindedir.

Rusya’nın ekonomik amborgasu nedeni ile ülkenin ekonomisi zor durumda.  İki ülke arasındaki husumet ve savaş anıları hala hafızalarda duruyor. Şehrin en işlek meydanlarında bu iki ülke arasındaki savaşta ölenlerin  resimleri bulunmakta. Ölülere saygı seromonilerini yapabilmeleri için düzenlenmiş  alanlarda mevcut. Hatta Ruslar’a olan kinlerini anlatmak için bazı tuvalet kağıtlarında Putin’in resimlerini bile basmışlar.




Şehrin ana caddesi olan Khreschatky caddesinin her iki yanında alışveriş dükkanları ve restoranlar yer alıyor. Hafta sonları bu bölge canlı ve hareketli oluyor.. Kişi başına 40-50 TL’ye Kiev’in en lüks restoranlarından birinde çok güzel bir akşam yemeği yiyebileceğiniz. Bu ünlü cadde  II. Dünya Savaşında tamamen tahrip olmuş daha sonra Stalinist mimari ile yeniden inşa edilmiş.


Caddenin sonunda Maidan Nezalezhnosti vardır. Bu meydan  tüm kutlamaların, protestoların yapıldığı en meşhur meydan. Turuncu devrimin olduğu yerde burasıdır.  Özgürlük Parkı olarak ta bilinen Marinski Parkı, yemyeşil yürüme yolları  ile çok büyük bir park.


Parkın hemen aşağısında Dyneper Nehri usulca akmaktadır.

Nehir, üstünde pek trafik olmayan birkaç köprü ile karşı kıyıya bağlanıyor. Yazın oldukça popüler bir gezinti yeri olan bu parkta, şehrin birçok yerinde mevcut olan seyyar arabalardan kahvelerinizi alıp keyifle içebilirsiniz.

Kiev hala eski Sovyet rejiminin etkisini taşıyor.  Vahşi kapitalizmin tahribatı henüz buraya ulaşmamış. Eski şehirde tarihi doku tamamen korunmuş durumda. Kiev halkında dikkatimi çeken özelliklerden biri halkın sakin, birbirine saygılı ve yardımsever olması.




Şehirde kalabalık bir kuyruk görürseniz, mutlaka bir kültürel aktivite kuyruğudur. Bu merkezlerden en önemlisi National Opera binasıdır .Ukrayna’nın en büyük 3. Opera Binası 1867’de yapılıyor ve tüm ülkenin izleyebilmesi için açılışında resmi tatil ilan ediliyor.

Opera Binasının yakınlarında kırmızı renkli duvarları ile meşhur Taras Schevchenko Üniversite binası yer almaktadır. Ukrayna’nın en eski 3. Üniversitesi 1834’de inşa edilmiş. 1. Dünya Savaşı’nda ölen öğrenci ve askerlerin anısına duvarları kırmızıya boyanmış.

Şehrin merkezinde birçok kilise yer alıyor.  Bunlardan en önemlisi yeşil renkli St.Sophia Katedrali, Unesco Dünya Mirasları listesinde yer alıyor. Katedral 1037’de yapılmış. Turistlerin en çok ziyaret ettiği bir yer. Katedralin önünde güzel bir  saat kulesi yer alıyor.

Yine merkezde yer alan sarı renkli St.Volodyms Katedrali

Mavi renkli St Michel Kilisesi,

St Nicholas Kilisesi var.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu dini merkezlerin dışında toplu ulaşımla veya taksi ile gidebileceginiz yine Unesco korumasında olan 1051 de inşa edilen ortadoksluğun doğduğuna inanılan turistik merkez Percherka  Lavra ihtişamlı mimarisi ile yer alıyor..

Burası birçok ölen din adamının magaralarda ziyaret edilebileceği çok büyük bir alan.

Merkezin dışında  toplu ulaşımla gidebileceğiniz Patriotic Açıkhava Savaş Müzesi

ve bu alanda Mother Motherland Anıtını görebilirsiniz. Bu anıt Ruslar tarafından yapılmış 132 metre uzunlugunda (Amerıka’dakı Özgürlük Anıtı 93m) toplamda 560 ton paslanmaz çelikten yapılmış. Bu alanda II. Dünya Savaşında Almanlarla mücadeleyi anlatan kapalı bir müze bunun bir kısmında da Rus Savaşı anlatılıyor.

Şehrin diğer önemli alanları tarihi Golden Gate (Altın Kapı). .Burası 11. yüzyılda Kievan Rus adlı devletin sınırlarını belirleyen bir kapıdır.

Şehir merkezine yakın Dinamo Kiev Stadyumu da  gezilebilir.

Yine şehirde görülebilecek birkaç müzede var. Biri minyatür sanatının harikalarını göreceğiniz Minyatür Müzesi  ve Chernobil kazasının anlatıldığı Chernobil Müzesidir. .Bu müzelerin birçoğu ya ücretsiz yada çok düşük  ücretlerle gezilebilir. Ayrıca şehirde birçok duvarları resimlerle süslenen binalar ve çok güzel parklar görebilirsiniz.

Alışveriş ve yemek için  lokal ürünleri St.Nicholas Kilisesin etrafındaki sokaklarda bulabilirsiniz. Yemekleri çok uluslu bir kültüre dayanıyor. En önemli restorantları Shoti (Gürcü resturantı), Dogs-talls (hotdog zinciri), Milk bar (popcornlu karamelli pastası meşhur), the cake (dizaynı çok hoş kahvaltı-resturant) dir. Yine şehrin birçok yerinde lviv handmade chokolate pastaneleri meşhur. Bu restoranlar gerçekten çok temiz ve her bütçeye uygun.

İyi gezmeler

 

 

Yorumlarınızı Buraya Yazabilirsiniz