Kekova Gezi Rehberi

Antalya ve Kaş tarihi, doğası, denizi ile  ziyaretçilerine çok zengin seçenekler sunan bir rota. Kekova tekne turu da bu zenginliğin parçası olarak Antalya ve Kaş gezilerinde mutlaka programa alınması gereken bir tur. İlgi alanınız ne olursa olsun bu tur bambaşka, büyüleyici, unutulmaz bir deneyim.

Kekova  turu, öncelikle batık şehir, günümüzde yerleşim bulunan iki tarihi köy ve tertemiz, berrak, korunaklı  koylardan oluşuyor.

Önce tura nereden başlayabileceğimizi görelim. Kekova turuna birden fazla yerden başlanabilir. İlk seçenek Kaş’tan kalkan teknelerle  1,5 saat kadar süren uzun bir deniz yolculuğu sonucu bölgeye ulaşılabilir. İkinci seçenek Kaş’tan kalkan dolmuşlar veya kendi aracınız ile Kaş’a 33 km uzaklıkta olan Üçağız köyüne ulaşıp tekneye binebilirsiniz. Üçüncü seçenek ise Demre’de Çayağzı iskelesinden tekne kiralamak. Biz üçüncü seçeneği tercih ettik. Demre Çayağzı’nda 12 kişilikten 100 kişiliğe kadar  değişik boylarda tekne kiralamak mümkün. Kaptanımız İlyas Yıldırım’ın teknesini öğleden sonrası için kiraladık, 12 kişilik tekne tüm gün yemek dahil kiralanırsa günlük 200 dolar. 100 kişilik teknelerden günlük  tur alınmak istenirse yemek dahil kişi başı 80 TL. Bizim için yemek ve yüzme molalarından çok bölgeyi gezmek daha önemliydi  Kaş tatilimiz sırasında Demre’ye bir gün ayırdık, sabah  2006 Yılında açılan Likya Uygarlıkları Müzesi ve St Nicolas Kilisesi’ni (Noel Baba) gezdikten sonra tekne turuna öğleden sonra çıkıp güneşi bu bölgede batırmayı tercih ettik.

Altı saat kadar süren tekne turunda uğradığımız yerleri sırası ile gezelim.

Kekova’yı video ile gezmek isterseniz.

Kekova Adası -Batık Şehir (Dolichiste)  kıyılarından gezimize başladık. Batık şehir diye adlandırılan bölümde antik şehir kalıntıları kıyıdan görünebiliyor. Işık Ülkesi olarak adlandırılan ve tarihi M.Ö 4. yy’a kadar giden  Likya Uygarlığı’nda yerleşim yeri olan batık şehrin M.S 2.yy’da yaşanan deprem ile bir bölümü sular altında kalmış. Şu anda adada yerleşim bulunmuyor, ayrıca  kazı çalışmaları da yapılmamış. Kıyıdan şehrin kalıntıları görünüyor. Tekneler batık şehir kıyılarında durmadan ağır ağır fotoğraf çekebileceğimiz kadar bir sürede geçiyor. Kıyıya çıkmak ve dalmak yasak. Sadece bir ucunda tersane koyunda yüzmek ve kıyıya çıkmaya izin var.  Tekneyle geçtiğimiz kıyının altında da şehir kalıntıları bulunuyor.Teknenin tabanındaki cam bölümden masmavi denizin altında uygarlığın kalıntıları görülebiliyor.

Kale Simena Antik Kenti, Kekova bölgesinde iki yerleşim yerinden biri olan Kaleköy (Simena), batık şehrin tekne ile dolaştığımız kıyının tam karşısında.

Likya Uygarlığı’nın kenti antik Simena’nın karşıdan görünüşü bile çok etkileyici. Şehrin kıyılarının bir kısmı sular altında kalmış iken diğer yanda en tepede kale surları bulunmakta. Doğal sit alanı ilan edilmiş köyde evler pansiyon hizmeti vermekte, ayrıca çok sayıda restoran ve kafeler bulunmakta. Köy doğal sit alanı ilan edilmiş, yapılaşma izni yok ancak var olan evlerin taşı, sıvası, kapısı her yeri tarih tabii ki.

Kıyıda en etkileyici olan görüntülerden birisi denizin içinde yer alan hep resimlerde gördüğümüz lahit. Dayanamayıp hemen suya dalıp yürüyerek lahit yanına ulaşabilirsiniz.  Nerede ise üç insan boyunda denizin içinde tarihi lahide dokunmak, yanında yüzmek hoş bir duygu.

Köyün kıyısından bakınca karşıdan görünen zirvedeki haşmetli Ortaçağ kale surları sizi tepeye davet ediyor. Evlerin, kafelerin ve merdiven kenarında el ürünlerini satan köy halkının yanından geçip 306 basamağı bir solukta çıkarak  360 derecelik panoramik manzaranın görülmesi  bu turun olmazları arasında.

Kale girişi müze kart ile ücretsiz veya 10 TL. Kaleye girince sağda yer alan tarihi kilise camiye dönüştürülmüş ve ibadete açılmış. Sol tarafta da Likya Uygarlığı’nda yapılmış sadece yedi oturma sırası olan 300 kişilik en küçük anfi tiyatro denize hakim manzarası ile yer alıyor. Kalenin kuzey yönündeki yamaçta nekropol tepeden görünüyor.

Kalenin tepesinden görülen karşıdaki batık kent, arka tarafta Üçağız ve köyün kendi liman manzarası tam anlamı ile doyumsuz.

Kaleköy’e sadece tekne ile ulaşılabiliyor. Köyde yaşayan ilköğrenim çağındaki çocuklar bile tekne ile yakındaki Üçağız köyüne okula gidiyorlarmış.

Üçağız (Theimussa), günümüzde yerleşim olan sakin bir balıkçı köyü. Köyün içinde antik kent kalıntıları, çevresinde lahitler ve kaya mezarları bulunmakta. Üçağız koyunda tekneler demirlemekte. Sakin ve huzurlu tatil hayal edenler için Üçağız köyü ideal, çok sayıda pansiyon bulabilirsiniz.  Balık lokantaları ve kafeler de köye özgü. Kaleköy’ün aksine buraya karayolu ile ulaşım mümkün yazının başında belirttiğim gibi tekne turuna başlamak için de uygun bir liman.

Kekova tekne gezisinde olmazsa olmaz keyifle gezilecek üç yerden söz ettim. Biz Kaleköy’ü adım adım dolaşıp, kaleye de çıktık. Ancak Üçağız köyünde demir atıp köyü dolaşamadık, daha bol zamanımız olsa idi köye zaman ayırabilirdik ancak tura öğleden sonra başladığımız için burayı dolaşma şansımız olmadı.,

Şimdi güzel koyları sıralayalım. Biz yüzme molası veremedik. Günlük turlar veya kendi kiraladığınız teknede tüm gün zaman ayrılırsa bu özel koylarda yüzmek ayrı bir keyif olacaktır.

Akvaryum Koyu, tekne turlarının çoğunda yüzme molası verilen temiz, berrak denizi ile güzel bir koy.

Tersane Koyu, batık şehir yani Kekova Adası’nın batısında teknelerin demirlemesine izin verilen tek koy. Kıyıya çıkıp tarihi kalıntıları da yakından görmek mümkün.

Gökkaya Koyu, gece kalacak teknelerin demirlediği korunaklı doğal bir koy. Çevredeki ticari tekneler bile fırtınalı günlerde burada kalmayı tercih ediyorlarmış. Teknelerin ışıklarının yandığı gece görüntüsü de ayrı güzel.

Hamidiye Koyu, Balkan Savaşı sırasında Hamidiye Gemisi’nin  onarım için kaldığı koy, adını bu gemiden almış.

Burç Koyu, sıcak ve soğuk suyun karıştığı bir koy.

Esmeralda Koyu da yüzme molası verilen güzel koylardan biri.

Korsan Mağarası ise yine turlarda uğranılan güzel bir mağara. Küçük tekne  ile içine girebilmek mümkün oluyor.

Doğanın çok cömert davrandığı, denizinin mavisi ayrı mavi, yeşili başka yeşil bu bölgenin tarihi zenginliği, sular altında kalan ve halen yerleşim bulunan yerlerine ve güzel koylarına sadece tekne ile gidilebiliyor. Bu tura katılıp, bu güzellikler de görülmezse Kaş gezisi eksik kalmış demektir.

Yorumlarınızı Buraya Yazabilirsiniz