Japonya – Kimiidera Tapınağı

Wakayama şehrindeki önemli tapınaklardan birini ziyaret edelim. Wakayama Osaka Körfezi’ne ve Büyük Okyanus’a kıyısı olan küçük bir şehir. Doğası zengin, dağlık alanı çok… Ormanla kaplı dağlarda ağaçların arasında Koyasan diye adlandırılan bölge Budizme ve Sinturizme inananlar için hac yeri. Tepede ağaçlarla kaplı ormanda sayısız tapınaklar ve mezarlık var. Ölen kişilerin yakıldıktan sonra alınan boyun kemiklerinden bir bölümünün saklandığı küçük seramik kavanozların konulduğu mezarlığın da olduğu kutsal bir bölge.
Wakayama ve Kimiidera ya dönelim. Wakayama’da   temiz plajları denize girmek için ideal. Dağ evleri var. Yaylaya çıkar gibi yazın insanlar gider serinlemek için. Bölgeyi  bizim Akdeniz bölgesine benzetirim, mandalına ağaçları ile kaplı alanları görünce. Şeftalisi de meşhur . Sanayiden çok tarıma önem veren bir şehir.
Şehir merkezinde Kishu Tökügawa ailesinin eskiden yaşadığı bir kale var. Çevresindeki park baharda SAKURA, kiraz çiçekleri ile kaplanır.  Sonbaharda ise renk cümbüşüne dönüşür . 

Kimiidera şehir merkezine en yakın önemli ve  hac yeri gibi ziyaret edilen tapınaklardan biri. Fazla yüksek olmayan tepede ağaçlar arasına gizlemiş irili ufaklı bir çok tapınağın olduğu bir bölgede Kimiidera tapınağı. Yakındaki yoldan geçerken ağaçlar arasında kırmızı çatı kıvrımları hemen gözünüze çarpar. Hemen gitmek istersiniz, gizemli bir yer gibi çünkü. Merdiven çıkmakta güçlük çekerseniz merak etmeyin tepeye yakın yerde otopark var. Aracınızı park ettikten sonra biraz gayretle ulaşırsınız tapınağa. Eğer nefesinize güveniyorsanız ‘ ha gayret ! ‘ merdivenler sizi bekliyor, tepeye tırmanmak için dik 231 basamak! Hediyelik eşya, yöresel yiyeceklerin satıldığı alandan sonra kısa bir tırmanma tabi merdivenle ve giriş kapısı.
Tapınak sekizinci yüz yılda İkö Shonin tarafından kurulmuş ve o zamanlar 500 civarında Monk yaşarmış. Şimdilerde sayı çok az. Merdivenle çıkan yolun iki yani Sakura, kiraz ağaçları  ile kaplı. Baharda giderseniz sakuralar yorgunluğunuzu unutturuyor. Bir ünlü yönü de burada gizli. Japonya baharında en erken açan Sakura ağacı orada gizli …
Ayrıca tepeye tırmanırken dağdan akan sulardan oluşan küçük su kanalları var.  Tepeye giderken yol kenarındaki irili ufaklı küçük taş heykeller çok sevimli. Merdivenlerin duygulu bir hikayesi de var. Edo döneminde bir delikanlı annesini sırtına almış, merdivenleri tırmanmaya başlamış ve yolun yarısında parmaklı terliklerinin ipi kopmuş, yol üstündeki küçük tapınaklardan birinde ki rahibin kızı o terliği tamir etmiş. Birbirine aşık olan iki genç sonra evlenmişler. Genç küçük bir iş adamı iken bu evlilik sonrası işleri daha da düzelmiş ve zengin olmuş. O nedenle ‘şans merdiveni ‘ olarak ta ünlü . En yüksek yerdeki tapınağa giderken yol kenarında irili ufaklı heykeller var. Asıl buda imajı tapınağın içinde, oldukça büyük. İçeri girmek ve dokunmak diğer tapınaklardaki gibi yasak. Tapınağın giriş kapısındaki kocaman zili urganla sallayıp geldiğinizi haber verir iki elinizi göğüs hizasında birleştirip duanızı edersiniz. Tapınağın önünde tütsünüzü yakıp dileğinizi dilersiniz.
Ortada kuyudan çıkan suyun tadı da çok güzel . Özellikle çay töreninde kuyu suyu kullanılıyor ve bu su çaya özel  bir tat katıyor Tapınaktan şehrin bir bölümünü ve denizi görmek mümkün. Tapınak ziyaretiniz sonrası, ilerideki eğlence parkı ve balık pazarı da görülmeye değer. Eğer çığ balık yemekte sorununuz yoksa yeni yakalanmış som balıklarını  küçük dilimlerde tadabilirsiniz. Tapınak ayrıca hasta olanların ziyaret ettiği bir yer. İşte başarılı olmak, okulda başarılı olmak, sağlıklı yaşamak, kazadan korunmak gibi değişik dilekler için hazırlanmış   ‘omamori’ de alabilirsiniz. Ben gögüs ağrılarına şifa olsun diye kalp şeklinde olanı aldım.


Umut işte, her dinde var sağlık ve başarı konusunda dayanılacak bir şey arama . Ben kendim de aldım o omamorilerden. Umarım bir gün yolunuz bu taraflara düşer de kendiniz yaşarsınız, gözlersiniz benim deneyimlerimi ..



Yorumlarınızı Buraya Yazabilirsiniz