Bangkok Gezi Rehberi

Bangkok farklı bir şehir. Büyük, enerjik, karmaşık, mistik, zengin, fakir, kirli gibi birçok kelime ile tanımlanabilir… Ancak bu şehrin farklı doku ve havası tekrar gelme isteği uyandırıyor…
Bangkok’a Ulaşım
Bangkok Uzakdoğu’da ulaşım açısından bir transfer noktası, Türkiye’den THY’nın direkt uçusu varken, aktarmalı bir çok yabancı havayolunun değişik fiyatlarda uçuşunu bulmak mümkün.  İstanbul Bangkok uçağımızı İran Mahan havayollarından seçmiştik.
 
Daha önce hiç kullanmadığımız havayolu olduğu için biraz endişeli idik. Üç yıl önce THY ile Bangkok’a uçmuştum. Uçak çok dolu idi orta sırada rahat olamayan bir yolculuk yapmıştım. Bu kez tam tersi oldu. Tahran’a kadar uçak çok dolu değildi, dört kişilik koltukta uyuyarak gittik. Uçaklar airbus ve çok rahat, yemekler ve servis oldukça memnuniyet vericiydi. Asıl bizi endişelendiren Tahran havaalanında 5 saatlik bekleme idi. Bu beklemede Mahan Havayollarının kendine ait salonda iki saat oturma izniniz var. Tahran havaalanı da temiz bir hava alanı sadece kadınların başlarına görüntüde örtmeleri gerekiyor. Uçağın Tahran Bangkok uçuşu altı saat sürdü ve zamanında ve rahat bir yolculuk ile Bangkok’a ulaştık. Bangkok’ta iki havaalanı var. Suvarnabhumi ve Don  Havaalanları. Suvarnabhumi. Havaalanından şehir merkezine tren ile rahat ulaşılıyor. Trenin son durağında inerek gideceğiniz yöne göre ‘sky train’ e binerek istediniz bölgeye ulaşıyorsunuz. Skytrain ana caddelerin üzerinde yüksekten geçen bir tren iki hattı var. Şehrin yeni bölgesindeki toplu ulaşım bu tren ile sağlanıyor. Suvarnabhumi havaalanından  tren ile şehir merkezine gitme ücreti 45. Bu arada Tayland hava alanında en az otelinize ulaşacak paranızı bozdurmak gerekiyor. Bangkok’ta her yerde ülke parası Baht geçiyor. Bizim bulunduğumuz tarihte 0cak/2016 1 dolar= 36 Baht, 1 TL= 12 Baht idi. 
Bangkok’ta  Konaklama

Yıllardır değişik amaçlar ile birçok ülkede bulundum ancak hiçbirisinde hostelde kalmamıştım. Burada ilk kez bir  hostelde kaldık.  Hosteli Myanmar elçiliğine çok yakın olduğu için arkadaşımız Hale önermişti. Bizim de önceliğimiz Bangkok’a ulaşır ulaşmaz bu elçiliğe başvurup şehirde kalacağımız üç gün içerisinde Myanmar vizemizi almak idi. Hava alanından hostele ulaşmadan önce vize başvurumuzu yaptık. Hostel beklentimizin üzerinde temiz ve ulaşımı kolay bir yerdeydi. İki kişilik ve içerisinde banyosu olan bir oda ayırtınca otelden farkı kalmadı. Ancak  duvarlar farklı bir malzeme ile yapılmış gibiydi ve çok ses geçiriyor. Hostele   iki kişilik oda için gecelik 27 dolar ödedik.

Bangkok’ta Gezilecek Yerler

Nehir Turu

İlk gün hostelde biraz dinlendikten sonra nehir kıyısına gittik. Bangkok’un içinden geçen Chao Phraya nehri önemli bir çekim merkezi. İlk iskele Central Pier otelimize sky tren ile bir durak uzaklıkta idi. Sky trene binmek yerine yürüyerek nehir kenarına ulaşmak istedik. 


Bangkok’un içinden geçen nehir Bangkok’lular için ulaşımda kullanılan bir yol, turistler içinde gezinti yolu. Üzerinde çok sayıda iskele bulunmakta.


Daha önce Bangkok’ta bulunduğum için en uygun fiyatlı nehir gezisi konusunda deneyimim vardı. Nehir gezisi yapmak için birinci yol, küçük az sayıda kişi alan long tail adını verdikleri teknelerle nehir ve kanallar gezisi size 1000 Bahta mal olur. İkinci  yol daha büyük bir tekne ile nehri başından sonuna gidip dönmek 40 gidiş, 40 dönüş 80 baht. Turist olarak iskeleye gittiğiniz an bu iki tekne teklif ediliyor size de makul bir fiyat olarak görünüyor ve hemen tekneye biniyorsunuz. Sakın bu yolu denemeyin.


Aynı iskelede hemen yanındaki kuyrukta  asıl Taylandlıların ulaşım amaçlı ve bilen turistlerin kullandığı tekne var, o tekne ile hiç tekneden inmeden veya istediğiniz yerde inmek üzere 13 baht gidiş 13 baht dönüş  fiyatı ile nehir turu yapabilirsiniz.

Tekne gezintisi sonrası bindiğimiz iskele Central Pier’de indik ve dönüş yolumuzda yemek yiyebileceğimiz bir yer aradık. Bulunduğumuz ülkede o ülkenin yemeğini yemek her zaman tercihimiz oluyor.  Sokakta çok sayıda tezgahta Thai yemekleri pişiyor çok ucuza alıp hemen yanındaki masalarda yemeğinizi yiyebiliyorsunuz. Ancak biz ilk gün henüz sokakta yemeğe hazır hissetmiyorduk. Ertesi gün sokakta yemeği deneyebilirdik, ancak ilk gün sokak satıcılarının karşısında bir Thai Restoranda yemek yemeği tercih ettik.

İki çeşit biftekli yemek sipariş verdik. Kişi başına 330 baht ödedik. Yani ilk gece restoranda yediğimiz yemek 10 dolar civarında idi.

Büyük Saray, Wat Pho ve Yeni Şehir

Bangkok’ta ikinci gün Büyük Saray ve tapınaklar günü idi. Büyük Saray (Grand Palace) 1782 yılında yapılmış, sadece kralın sarayı değil, bazı  merkezi idari binalar da bu komplekste yer almaktadır.

 
Sabah Central Pier ‘den  kraliyet sarayına gitmek üzere tekneye bindik. Kraliyet sarayı nehir kenarında dokuzuncu iskeleye yakın. Biz de dokuzuncu iskelede inip saraya doğru yürüdük.

Saraya giriş ücreti 500 Baht.

İçeri girer girmez sağda bir binanın önünde uzun bir kuyruk gördük. Kuyruk saraya girmeye uygun kıyafeti olmayanlara kıyafet alma kuyruğu. Kıyafet için sadece deposit yatırıp geri alınıyor ama gereksiz bir kuyruk beklemiş oluyorsunuz. Bu nedenle Bangkok’ta Saray ve tapınakları gezdiğiniz gün şort ve askılı kıyafet giymeyin.

Sarayda şu anda Kral ve ailesi yaşamıyor. Gösterişli binalar ve tapınaklar yer alıyor. En önemli tapınak Emerald Buda Tapınağı yani Buda zümrütten yapılmıştı.  Buradaki Buda yılda üç kez mevsimlere göre tören ile kıyafet değiştiriyor. Çok haşmetli ve etkileyici bir tapınak.

Saraydan sonra yakındaki Wat Pho’ya  gittik.


Wat Pho  geniş bir alanda bakımlı bahçesi ve  içerisindeki Buda heykeli  sayısı ile etkileyici bir kompleks. Burada içeride kapalı bölümlerde olduğu gibi koridorlar, bahçede her yerde toplam 872 adet Buda sergilenmekte. Ülkenin birçok yerinden getirilen Budalar olduğu gibi bir bölümü de burada yapılmış. Her boyda heykellerin arasında en büyüğü Yatan Buda (sleeping Buda) haşmeti ile göz kamaştırıyor.


 
Ayrıca dini bir tören  vardı. Budist rahipler koro ile ilahilerini okurken oradan ayrıldık. Tören videosunu videolar bölümünde izleyebilirsiniz.
Günün sonunda hava kararmadan yeni bir bölgeye gitmek üzere bir tuk tukçu ile anlaştık. Tuk tuk için 150 Baht ödedik. Sırada Bangkok’un yeni ve hareketli bölgesi Siam Meydanı bulunuyordu.

Bangkok’un bu modern bölgesi  gökdelenler, alışveriş merkezleri iş yerleri ve dükkanlar ile dolu.. 


O bölgede Platinium ve Central World  alışveriş merkezlerini hızla dolaştık. Aşağıda yer alan resimde büyük alışveriş merkezinin önünde düzenlemiş dini simgeleri yer almakta.


Akşam yemeğimizi de ilk kez sokakta yemeğe karar verdik. Burada yediğimiz yemek restoran fiyatının üçte biri idi. Kişi başına 80 Baht ödedik. Yani bir akşam yemeği sokakta yerseniz 2,5 dolara geliyor.

Yüzen Pazar, Wat Arun ve Çin Mahallesi
Üçüncü günümüzün programı yüzen pazar ile başladı. Bir gün önce otelden bu tur için reservasyonumuzu yaptırdık. Fiyatı 500 Baht çok uygun bir fiyat. Sabah saat 7.10 da bir minibüs bizi aldı. Minibüste bir rehber ve değişik ülkelerden turistler vardı.
Damnoen Saduak Floating Market Bangkok’ta en ünlü görülmesi gereken bir pazar. Bangkok’ta bazı yüzen pazarlara nehirden kanal turu alarak gitmek mümkün, ancak bölgenin en ünlü ve büyük yüzen pazarı  şehirden 90 km uzaklıkta ve kara yolu ile ulaşılabiliyor.
Bir saat süren bir kara yolu yolculuğu ile nehir kenarına ulaştık. Orada arabadan inerek küçük teknelere bindik. Bu tekneler long tail dedikleri 8-9 kişiyi alan tekneler. Tekne  dar kanallarda bir süre yol aldı ve pazar yerine ulaştı.
 
Kanalın iki yanında kıyıda tezgahlar yer alıyor aynı anda  teknede satıcılar kanalda geziyordu. teknelerde kıyafetler, hediyelik eşyalar, ahşap oymalar, taze sebzeler ve çeşitli yiyecekler gibi her türlü şey bulunabiliyor. Bu değişik ortamda epeyce dolaşıp ufak tefek şeyler satın aldık. Tabi pazara sadece turistler geldiği için oldukça  ticariydi  Fiyatını sorduğunuz herhangi bir şey için satıcılar son derece yüksek bir fiyat söylüyor, siz kafanızı hayır diye sallayıp uzaklaşırsanız hemen hesap makinesini size uzatıp  vermek istediğiniz fiyatı yazmanızı istiyorlar.   İstediğiniz ürünü onların söylediği fiyatın en az yarısına veya üçte birine satın alabilirsiniz. 
 

Tur kapsamında daha sonra bir meyve bahçesine gittik. Orada aynı zamanda çeşitli aktiviteler yapmak mümkündü. Burada fillere binip gezi yapabilirsiniz, timsahlarla veya kaplanlarla resim çektirebilirsiniz, tüfek ile atış yapabilirsiniz veya yeşillikler içerisinde çayınızı kahvenizi içebilirsiniz.

Daha sonra ahşap oymacılığı yapan ve satan bir atölyeyi ziyaret ettik. Atölye ziyareti sonrası dönüş yoluna geçtik ve saat ikide otelimize döndük.

Üç gün önce başvurduğumuz Myanmar vizesini bugün saat 15.30-16.30 arasında alabilecektik. Vizemizi almaya gittik, hazırlanmıştı, kısa sürede teslim aldık. Myanmar vizesini almak için eğer üç gün beklemeyi kabul ederseniz 810 Baht ödüyorsunuz. Eğer aynı gün veya iki gün dinara almak isterseniz daha yüksek ücret ödümeniz gerekiyor.. 
 
Öğleden sonra ünlü tapınak Wat Arun’a gittik. Burası da Bangkok’ta mutlaka görülmeliler arasında yer alıyor.


Tapınak nehir kenarında olduğundan yine Central Pier’ den tekneye bindik. Wat Arun nehir kenarında sol tarafta sekizinci iskelenin karşısında ancak tekneler bu iskeleye uğramıyorlar. Wat Arun için sekinci iskelede iniliyor bu iskeleden sadece Wat Arun’a çalışan daha küçük tekneler var. Biz de bu tekneler ile karşıya geçtik. Bu teknelerin ücreti düşük gidiş dönüş 5 Baht.

Wat Arun’un mistik, görkemli, huzurlu ortamında zaman geçirip Güneş’i batırdık. Sonra karşıya geçtik ve bu kez güney yönüne giden tekneye binerek beşinci iskelede indik.
 

Amacımız  Çin mahallesine gitmek idi. Çin mahallesi canlı hareketli ve görülmesi önerilen özel bölgelerden birisi. İskeleden içeriye doğru yürüyerek mahalleye ulaştık.

Ana cadde kalabalık, hareketli, çok sayıdaki dükkanların yanı sıra sokakta yemek yiyecek yerler çok fazlaydı. 

 
Biz de Bangkok’taki son akşam yemeğimizi Çin mahallesinde yemeği tercih ettik. Tayland’da tattığımız lezzetleri 

Tayland Sokak Lezzetleri yazımda okuyabilirsiniz.
Thai masajı
Bangkok’ta  Thai masajı yaptırmadan dönülmemeli.  Biz de son gün kendimize masaj hediye ettik. Ancak soru iyi bir masajı nerede yaptırmalı. Dolaşırken çok sayıda yerde Thai Masajı ve ayak masajı ilanları görmüştük. Fiyatlar 300 bahttan başlıyordu.


Fiyatları makul hatta Türkiye’ye göre çok ucuz ancak hem hijyenik hem de güvenilir bir yeri nasıl  bulmalı sorusunun cevabını otele sorarak aldık. Oteldeki bayan  masaj yaptıracağımız yeri tarif etti. Myanmar Elçiliğine yakın “Health Land”. Hemen adrese gittik. Binayı dışarıdan görünce lüks bir yer olduğunu anladık. içerisi de çok güzel döşenmiş temiz ve huzurlu bir yerdi.

İçeride  sizi güzel, temiz  sıcak bir ortam  karşılıyor. Kapının girişinde kocaman bir panoya fiyatlar yazılıydı.. En ucuz masaj 1500 bahttan başlıyor. Fiyatları   görünce hemen oradan  çıkmak  isteyebilirsiniz.



Çevreme bakındım hemen kibar bir bayan yanımıza geldi. Masaj yaptırmak istediğimizi, ancak panodaki masajların ikişer saatlik olduğunu bizim bir saatlik masaj istediğimizi  ve biraz da pahalı bulduğumuzu ifade ettim. Bayan bir dakika dedi ve başka bir katalog uzattı. Bu katalogda bir saatlik masajlar vardı ve fiyatlar 300 bahttan başlıyordu. Hemen anlaştık ve güzel bir masaj ile günü taçlandırdık.


Masaj sonrası   Bangkok’taki son öğlen yemeğimizi ilk günümüzde olduğu gibi  bir restoranda yemek istedik. Güzel ve temiz bir restoran bulduk.

Myanmar uçağımız Dan    Mueng Havaalanı’ndan kalkıyordu.. Bu hava alanına ulaşım tren ile olmuyor. Önce Sky trene’e binilip  bir aktarma yapılarak Moching istasyonunda inip otobüs durağına gidiliyor. Bangkok’ta ilk kez bir otobüse bindik. Otobüsler biraz eski, ancak hava alanına ekspres servisi vardı.


Buradan kalkan A1 ve A2 otobüsleri hava alanına gidiyor. 16.45 te hava alanına ulaştık. Uçağımız  Nok Air havayollarının bankosunda  uzun bir kuyruk vardı. Check in işlemleri uzun sürdü, hava alanına etken gitmekte fayda var.


Bangkok’a İlişkin Genel Gözlemlerim

Şehir herkese farklı bir tat sunabilir. Tapınakları, saray ve yüzen pazarı ile farklı bir havası en çok ilgimizi çeken yerleriydi. Diğer yandan şehir çok büyük, kalabalık, nehir kenarında yüksek lüks otellerin yanında eski kazıklar üzerinde evler görüyorsunuz. Geniş caddeler ve alışveriş merkezleri şehrin bazı bölümlerinde yer alıyor. Şehir merkezinde ana caddelerin üzerinden geçen sky tren ile yolculuk yaparken ne kadar hızlı ve rahat ulaşım aracı diye düşünüyorsunuz. Ancak aynı yolda aşağıdaki caddede yürürken şehrin görüntüsünü bozan apartmanların üçüncü dördüncü katı gibi yükseklikte geçen trenin şehrin dokusunu bozduğunu düşünüyorsunuz.

Trafik çok fazla. Caddede taksiler, motorsikler, tuk tuklar hep bir arada. Trafik soldan akıyor. Bangkok ucuz bir şehir. Ancak satın alacağınız her şeyde pazarlık yapmak gerekiyor.


Tayland ülkeye girişte vize istemiyor. Turizmde çok yol katetmiş. Dünyanın her ülkesinden çok sayıda turist var. Asıl ününü seks turizmi ile yapmıştı ancak sokaklarda her yaştan gezmek için gelenlerin olduğu görülüyor.


Gece hayatı ve şovları konusunda bilgim olmadığı için  yorum yapamıyorum. 
 
 
 
 
 
 

Yorumlarınızı Buraya Yazabilirsiniz