Adana Sinema Müzesi – Türkiye’nin İlk Kent Sinema Müzesi

Adana’da bir sinema müzesi olduğunu biliyor musunuz? 

Bir sinemasever olarak böyle bir sinema müzesinin varlığı beni çok heyecanlandırdı ve bu güzel müzeyi size tanıtmak istedim. 
Adana Büyükşehir Belediyesi’nce Tepebağ semtindeki eski Adana evlerinden biri restore edilerek sinema müzesine dönüştürülmüş ve 2011 yılında 18. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali  etkinlikleri kapsamında hizmete açılmış.
 
 
Niçin Adana derseniz; Bir zamanlar Adana, Yeşilçam’ın lokomotifi olmuş, sektör Adanalı sinema seyircisi ve işletmecileri tarafından yönlendirilmiş. 60’lı yılların sonu ile 70’li yılların ortasına kadar Adana’da 200 tane açık hava sineması varmış dersem, sanırım durum daha iyi anlaşılır.

Müze ziyaretinde, sektörde bulunan Adanalı sanatçı sayısının oldukça fazla olduğunu öğrenince çok şaşırıyorum. Sonra neden şaşırdığıma şaşırıyorum. Bu sanatçılar arasında kimler yok ki;

Oyuncu: Yılmaz Güney, Ali Şen, Şener Şen, Aytaç Arman, Menderes Samancılar, Bilal İnci, Demir Karahan, Salih Güney, Yılmaz Köksal, Meral Zeren, Levent Özdilek.…
Senaryo yazarı: Orhan Kemal, Yaşar Kemal, Muzaffer İzgü….
Yapımcı ve yönetmen: Abdurrahman Keskiner, Ali Özgentürk, İrfan Atasoy, Yılmaz Duru, Sami Güçlü, Şahin Kaygun….
 
     
 
Adanalı Sinemacılar Odası’nın bir duvarı Adanalı sinemacıların fotoğraflarına ayrılmış. Fotoğrafı bulunanlar, Adanalı sinemacıların sadece bir bölümünü oluşturuyor. Yer kalmadığından diğer sanatçıların isimleri listelenmiş. Tarama ve arşiv çalışmaları yoğun bir şekilde sürüyormuş.
Girişin ücretsiz olduğu müzede genç görevliler size  eşlik ediyor ve müze gezinizde rehberlik ediyorlar.
 
-Yılmaz Güney Odası
-Adanalı Sinemacılar Odası
-Altın Koza Odası
-Kütüphane ve Arşiv Odası
 şeklinde bölümlere ayrılmış.

Yılmaz Güney Odası’nda; Yılmaz Güney’in ‘Umut Filmi’nde canlandırdığı karakterin balmumu heykeli, filmlerine ait afişler, fotoğraflar, bazı filmlerinde kullandığı eşyalar ( silah, fincan  takımı,.. ) ile 1971 yılında Altın Koza Film Festivali’nde aldığı ödül sergileniyor.
Odanın girişindeki koridorda, Yılmaz Güney’in hapishaneden eşine yazdığı mektuplar  ile Umut ve Seyyithan  Filmlerinin afişlerine yer verilmiş. 
 

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Adanalı Sinemacılar Odası’nın bir köşesinde Abidin Dino ve Orhan Kemal sanat üzerine  koyu bir sohbete dalmışlar. Abidin Dino abisi Arif  Dino ile dedesi Abidin Paşa’nın valilik yaptığı kente yıllar sonra sürgüne gönderiliyor, burada Orhan Kemal  ve Yaşar Kemal ile uzun süren dostlukları başlıyor. Tek geçim kaynağı kalemi olan Orhan Kemal, senaryo yazarlığı da yapmak zorunda kalmış. Gurbet Kuşları, Murtaza gibi birçok  filmin senaryo ve diyaloglarını yazmış. 
Adanalı  sinemacıların içinde bulunduğu sinema afişleri yoğunlukta. Bunlardan biri de, Nazım Hikmet’in 1937 yılında rejisörlüğünü yaptığı, başrollerinde Arif Dino, Ferdi Tayfur ve Güzin Dino’nun oynadığı ‘Güneşe Doğru’ filminin afişi. Nazım Hikmet arka planda birçok sinema filmine katkıda bulunmuş. Ancak, adının yazılı olduğu (yazılmasına izin verdiği)  tek sinema afişi bu. Filmin dekorunda ise Abidin Dino’nun imzasını görüyoruz. Yine Abidin Dino’nun 1966 Yılı Dünya Kupası’nda çektiği ilk ve tek sinema filmi  ‘Goal World Cup 1966’ adlı belgeselin afişini de görebilmek mümkün.

Muzaffer İzgü’nün daktilo ve eşyaları da odanın başka bir köşesinde yerini almış.
 

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Altın Koza Odası’nda festival ve film yarışmalarına ilişkin haberler, gazete küpürleri, fotoğraflar, ödül olarak verilen  heykel örnekleri yer alıyor.
 


Müzenin girişinde 1971 yılı Altın Koza Film Festivalinde en iyi kadın ve en iyi erkek oyuncu ödüllerini alan Fatma Girik ve Yılmaz Güney’in birlikte fotoğrafı dikkat çekiyor.














 
 
 
 
 
Adanalı oyuncu, yapımcı, yönetmen, senarist ve dahi dansçı Yılmaz Duru’nun (1929-2010) kıyafeti, saati vb. özel eşyaları müzede sergilenen eşyalar arasında bulunuyor. 

 
Müzede sinema ile ilgilenenlerin faydalanabileceği özel bir kütüphane ve arşiv odası da ihmal edilmemiş. 
 
Türk sinema tarihinde önemli bir yere sahip olan Adana’ya sinema müzesi çok yakışmış.  Şehir çok sayıda sinema sanatçısı yetiştirmiş ve bu sanatçılarının anısına çok güzel bir müze yapmış. Emeği geçenlere özellikle Adana Büyükşehir  Belediye’sine teşekkürler.





Adana Sinema Müzesi’ni hayranlıkla gezmeme rağmen bir öneride bulunmadan yazımı tamamlayamayacağım. Müzenin şu andaki binası eski bir konak ve var olan alan etkin bir şekilde kullanılmış. Binanın bitişiğindeki yapının da müzeye dahil edilme çalışmaları olduğunu duydum. 


Yeni bir bölüm yaratma imkanı olması nedeni ile İtalya Torino Müzesi’ne benzer bir şekilde herhangi bir salona sinema perdesi ve rahat koltuklar yerleştirilerek sürekli film gösterisi yapılmasının değerlendirilmesini diliyorum. Torino Müzesi’nden çektiğim bir resmi de ekliyorum.
 
Adana’ya yolunuz düşerse Türkiye’nin bu ilk kent sinema müzesinden ilginizi esirgemeyin. Sinema afişleri arasında nostaljik bir yolculuk yapıp, arşivden seçtiğiniz bir filmi izleyin. İyi gelecek…

                                      Video ile müzeyi gezmek isterseniz…



7 thoughts on “Adana Sinema Müzesi – Türkiye’nin İlk Kent Sinema Müzesi

  • 09/11/2016 at 12:11
    Permalink

    Ayşeciğim, bir sinema sever olarak yazdıklarınla müzeyi tekrar gezmiş oldum. Kalemine sağlık.

    Reply
  • 09/11/2016 at 18:10
    Permalink

    Adanalı birisi olarak yeni farketmiş olmaktan utandım biraz. Fotoğraflar ve gezginin yazısı ilk fırsatta beni Adana'ya çağırdı. Teşekkür ederim.

    Reply
  • 10/11/2016 at 10:02
    Permalink

    Gezginin yazısının, Müze ile tanışmanıza vesile olmasına sevindim:)

    Reply
  • 12/11/2016 at 00:42
    Permalink

    Sevgili Ayşe, Adana Sinema Müzesini bir Sinema tutkununun gözünden izlemenin gerçekten farklı olduğunu hissettirdiğin için teşekkür ederim. Gördüklerini bizlerle paylaşmak için verdiğin emeklerine sağlık. Yeni gezgin yazılarını bekliyoruz.

    Reply
  • 12/11/2016 at 09:29
    Permalink

    Canım arkadaşım,Adana'ya hiç gitmedim ama bu güzel gezgin yazindan sonra mutlaka gitmem gerektigini düşünüyorum. Bu sıkıntılı gunlerde icimi aydınlatıp yuzumu güldürdügun icin tesekkurler.

    Reply
  • 12/11/2016 at 17:17
    Permalink

    Degerli gorusleriniz için tesekkur ederim:) Keşke,gundemimiz kültür, sanat ve bilim ağırlıklı olsa, daha çok icimizi ısıtan güzel şeyler paylaşabilsek, hayat bayram olsa…:((

    Reply

Yorumlarınızı Buraya Yazabilirsiniz