2017 Uzakdoğu Rotamız

Yine yeniden Uzakdoğu. Uzakdoğu’da dördüncü kışım. Sanki her kış beni bekliyor, sıcacık havası ve denizi, saygılı ve yumuşak insanları, farklı doğası, farklı kültürü ile…
2016 Uzakdoğu seyahat programızı gezgin arkadaşım Esin ile Ocak ayında programlamıştık. Tayland, Myanmar, Laos, Kamboçya ve Vietnam’ı rotamıza almıştık. Laos’u vize ve zaman sıkıntısı nedeni ile son anda programdan çıkartmıştık. Son durağımız Vietnam ise isteğimiz dışında programdan çıktı. Kamboçya’da Esin’in pasaportu ve tüm parası çalındığı için gidememiştik. Gezginin çantası çalınırsa yazımızda bu keyifsiz öyküyü okuyabilirsiniz.

Gelelim 2017 yılı programımıza,  süreci baştan sona özetleyerek, özellikle zor bir rota olan Filipinler’e gideceklere yardımcı olabileceğimizi düşünüyorum. Bu gezimizi yine blogumuzun gezgin yazarlarından iki arkadaşım  ile programladık.

Uzakdoğu gezimiz kışın olmasına rağmen programımızı yazın yapıyoruz. Uzakdoğu’da rahat gezebilmek için gidilecek mevsim Kasım ve Nisan ayları arasında. Bu aylarda iklim ılıman iken, diğer aylarda aşırı sıcak, nem, yağmur ve fırtına ile karşılaşabilirsiniz. Tabi özellikle Ocak ve Şubat aylarında giderseniz ülkemizdeki kışın en soğuk günlerden de kaçmış oluyorsunuz. 
Tarih belli olduğuna göre bu kadar uzak bir bölgeye ucuz uçak bileti bulmak önem kazanıyor. Kendinizi o bölgeye atınca zaten yaşam ucuz. Oteller, yemek, ulaşım ucuz…
Biz Eylül ayı başında Katar Havayolları’nın %60 promosyonunu yakaladık. Filipinler’in başkenti Manila’ya  İstanbul kalkışlı, Doha aktarmalı, 2017 Şubat için 22 günlük bileti inanılmaz bir fiyat ile 1155 Türk Lirasına, hem de kredi kartına taksitle satın aldık. Filipinler’e 13-14 gün ayırıp, kalan zamanımızı yine Uzakdoğu’da ikinci bir ülkede geçirmek istedik. İkinci ülke seçimimizde Ayşe özellikle Vietnam’ı görmek istediğini belirtti, ben de geçen yıl nerede ise Vietnam sınırından dönmüştüm, bu yıl Vietnam’ı görmek keyifli olacaktı. 
Vietnam kesinleşince hemen uçak biletlerimizi almamız gerekti, çünkü gecikmek uçak biletlerinin fiyatlarının artması demekti. Gülten günlerce çalışıp önce Filipinler için detaylı bir program hazırladı. Filipinler’de yedibinden fazla ada var, bunların sekizyüzünde yaşanıyor ama iki hafta içinde hangilerini görmeli, bu önemli bir karardı. Başta sadece ada seçmeye çalışırken, bir arkadaşım Manila’nın kuzeyinde Unesco Dünya Mirasları Listesinde pirinç tarlaları olduğunu ve mutlaka görmemiz gerektiğini belirtti. Ben pirinç tarlaları görmek için Adana’ya gitsek, Filipinler’de sadece deniz güneş tatili yapsak diye önerdim, tabi bu teklifim kabul görmedi. Böylece bizim Filipinler gezimiz oldukça geniş bir coğrafyayı kapsar hale geldi. Adalarda ise Coron, El Nido, Boracay ve Puerta Princesa’da yine Dünya Mirasları Listesinde yer alan Yeraltı Nehri’ni programımıza aldık. Bloglarda görülmesi önerilen diğer ada Bohol adası Çikolata tepeleri ünlü, ancak ulaşımda ciddi bir zaman gerektiriyordu. Ayrıca adada kahverengi olan tepeler birçok zaman yeşil olduğu için çikolata renginden uzak oluyormuş. Daha çok trekking ve aksiyonlu spor sevenlere uygun bir ada olarak düşünülebilir. Bizim Vietnam gezimiz de olduğu için en kolay programdan çıkarılan ada Bohol oldu. 
Filipinler rotası kesinleşince, bu kez nerede kaç gün kalmalı ve nasıl ulaşım sağlamalı sorusunun cevabı önem kazandı.   
Ulaşımda en zorlu kısım, İstanbul’dan Manila’ya ulaşımımız  nerede ise 16 saati bulmuş iken, havaalanından hemen otobüs terminaline giderek, pirinç tarlalarını görmek için 10 saat otobüs yolculuğu yapmamız idi. Ancak o bölgeye başka ulaşım sansımız yoktu. Manila’dan Banaue’ye ulaştık. Banaue’de konaklayarak bir gün Batad’da pirinç tarlaları, ikinci gün Sagada asılı tabutlar, magara turu yaptık. Banaeu’dan iki bölgeye tur aldık. Sadece bize özel bir araba ve rehber ile gezdik. 
Tekrar Banaeu’dan Manila’ya otobüs ile döndük ve aynı gün uçak ile Coron Adası’na uçtuk.
Adalar gezimiz başlamış oldu. Coron’da iki gece kaldık, aslında üç gece ayrılabilse daha iyi olabilir. Çevredeki küçük adalara tekne turları yapılabiliyor. Coron’dan El Nido’ya gemi  ile geçtik. İki tür gemi var. Biz hızlı gemiyi tercih ettik, yolculuk üç buçuk saat sürdü. Daha ucuz olan gemi ile yedi saatte ulaşılabiliyor. El Nido’da üç gece kaldık, dört gece kalmayı önerebilirim
 
El Nido’dan sonra amacımız yeraltı nehrini görmek ve Boracay’a uçabilmek için Puerta Princesa’ya geçmek idi. El Nido’da otelde bir van kiraladık, van bizi gece saat dörtte aldı beş kadar süren bir yolculuk sonrası yeraltı nehrine tekne ile gidebileceğimiz yere ulaştırdı. Buradan teknelere binerek yeraltı nehrinin başlangıç yerine ulaştık. 3-4 saat süren nehir gezimiz sonrası aynı araba bizi Puerta Princesa’ya ulaştırdı. Puerta Princesa bir geçiş noktası gibi. Havaalanı olduğu için buraya uğranıyor. Biz bir gece kaldık ertesi gün Boracay’a uçmak için. Ancak küçük, düzenli bir şehir iki gece kalınırsa şehirde ve çevrede yapılacak şeyler bulunmakta.
 
Puerta Princesa’dan Boracay’a uçtuk, en gözde tatil adasında biz iki gece kaldık, hiçbir tekne turuna katılmadık, bembeyaz kumlu, çok uzun ve güzel plajında iki gün geçirdik. Önerim bu adada dört gece kalınıp tekne turlarına da katılmak olabilir.
 
Boracay’dan yeni ülkemiz Vietnam için Manila’ya uçup oradan Vietnam’ın kuzeyinde Hanoi’ye ulaştık. Hanoi’de üç gece kaldık aslında iki gece Hanoi, bir gece Halong Bay’de teknede kaldık. Halong Bay’e Hanoi’den günübirlik tur ile gidilebiliyor ancak önerimiz bir gece mutlaka Halong Bay’de denizde kalmalı. O zaman Hanoi şehrine sadece bir tam günümüz kaldı. Hanoi merkeze üç gece ayrılabilir. Birçok Vietnam turunda sadece Hanoi ve Ho Chi Minh kapsanıyor. Biz programımıza Vietnam’ın tarihi şehri ve eski başkenti Hue’yı aldık ve çok doğru yaptığımızı düşünüyoruz. Hanoi’den Hue’ya uçtuk ve iki gece kaldık, bir gün bir tapınak ve kral mezarlarını içeren tur aldık. ertesi gün kendimiz eski şehir ve kale içini gezdik. İki gün Hue için yeterli bir süre. Hue’den sonra Vietnam’da son şehrimiz Ho Chi Minh City’e uçtuk. Burada bir günümüzü şehri gezmeye ayırdık. İkinci günümüzde tur alarak Mekong Deltası’na gittik. Ho Chi Minh nüfusu kalabalık, büyük bir şehir ama güzel ve düzenli orada da en az üç gece kalınabilir.
 
Gezimizin sonunda Ho Chi Minh’ten Manila’ya ulaştık. Manila şehir olarak çok cazip gelmediğinden burada hiç gecelememiştik, dönüş yolunda iki gecemizi Manila’ya ayırdık bu da yeterli bir süre oldu bizim için.
 
Bu gezilerimiz sırasında daha çok uçak kullandık. Filipinler içinde uçuşlarımızı en uygun fiyatlı olarak yerel havayolu Cebu Pasific ile gerçekleştirdik, aynı havayolu ile Vietnam’a uluslararası uçuşlarımızı da yaptık. Vietnam içi uçuşlarımızda Vietnam Havayolları’nı kullandık. Filipinler içinde bir uçuşumuz dışında tüm uçuşlarımızı aylar önceden uygun fiyatlarla aldık. Adalar arası son günlerde alınan uçak biletleri çok yüksek fiyatlı olabiliyor. Ayrıca uçuşlarımızı özellikle akşam saatlerinde yapmaya dikkat ettik. Böylece ayrılacağımız şehirde akşama kadar dolaşıp ve yolculuk için gün içinde zaman  kaybetmedik.
 
Uzakdoğu rota yazımı kısa yazmak istedim ancak o kadar çok yer değiştirmişiz ki en kısa hali bu kadar oldu. 
 
Bu güzel ve özel rota her bir ada, şehir için çok daha detaylı olarak ayrı yazılarda paylaşılacaktır.
 
Bu güzel rotamıza yola çıkmadan çok çalıştık, iyi bir program yaptığımızı düşünmüştük, ancak dönünce bazı yerlerde daha uzun kalabileceğimizi anladık. Biz yine de kaldığımız sürede en çok yeri görmeye çabaladık. Bu yazı ile görülmesi yerleri, kaç gün kalınmasının uygun olacağını, kullandığımız ulaşım araçlarını anlattım. Umarım benzer gezileri planlayacaklar için deneyimlerimiz yol gösterici olur. 
 
 
 

 

 

2 thoughts on “2017 Uzakdoğu Rotamız

  • 03/03/2017 at 18:58
    Permalink

    Heveslendirdiniz…Eline sağlık Tulaycigim, nasıl yoğun bir program olduğu çok net görünüyor.

    Reply
  • 11/03/2017 at 22:36
    Permalink

    Çok teşekkür ederim. Heveslendirebildim ise çok memnun oldum. Gerçekten görülecek, adım adım gezilecek ülkeler. Kesinlikle tavsiye ederim.

    Reply

Yorumlarınızı Buraya Yazabilirsiniz